• Facebook icon
  • Twitter icon
  • Instagram icon
  • Google Plus icon

GLUTATYON

GLUTATYON
 

Glutatyon

Vücudumuzda  oluşan metabolik faaliyetler, dış ortamda bulunan ve bizi etkileyen çevresel  olumsuz faktörlerin bir araya gelmesi sonucunda yüksek miktarda toksik (zehirli) madde birikmeye başlar. Bu toksik yüklenme birçok hastalığın temelini oluşturur. “ kanser, bağışıklık sistemi zayıflığına bağlı viral/ bakteryel hastalıklara yakalanma,  romatizmal hastalıklar, obezite , erken yaşlanma vb..”  Vücudumuzda toksik etki oluşturan serbest radikaller olarak da adlandırılan  bu gibi maddeleri etkisiz hale getiren , hücre ve dokuları temizleyerek sağlıklı kalmasını sağlayan “antioksidasyon sistemi” mevcuttur. Glutatyon , bu sistemin adeta orkestra şefidir. Kan dolaşımıyla vücudun her tarafına ulaşarak toksik maddeleri bağlayarak karaciğere getirerek atlmasını sağlar.

Ancak günümüz modern yaşamında çevresel kirleticiler ve gıdalarla alınan koruyucu, renklendirici, aromatik kimyasallar gibi o kadar fazladır ki mevcut “antioksidasyon” sistemimiz yetersiz kalır. Ayrıca 20 yaşından sonra “glutatyon üretimi” her 10 yılda yaklaşık yüzde 10 azalmaktadır. Bu durumda vücudumuz hastalıklara ve yaşlanma etkilerine karşı daha dayanıksız hale gelmektedir.

Sağlıklı kalmak, performansınızı artırmak, hastalıkları önlemek ve yaşlanmanın etkilerinden korunmak,  bağışıklık işlevi için glutatyon düzeyleri yüksek tutulmalıdır. Araştırmalar yüksek glutatyon düzeylerinin kas hasarını azalttığını, kasların iyileşme süresini kısalttığını, kas kuvveti ve dayanıklılığını artırdığını göstermektedir.

Özellikle tip2 diyabette görülen insülin direncini azaltarak yağlanmanın azalmasını sağlar.

Glutatyon , alfa lipoik asit , c vitamini , b grubu vitaminler ,çinko ve selenyum gibi takviyelere ihtiyaç duyar. Antioksidasyonun sağlıklı ve sürekli döngüsü için kombine olarak destekleme yapılması gerekir.

Glutatyon ağız yoluyla alındığında mide asidinde yüzde 90 üzerinde inaktive olur. Bu yüzden damar yolu ile verilmelidir.

Kliniğimizde , Glutatyon , alfa lipoik asit,C vitamini ve B grubu vitamin uygulaması , “BRT”       ( bioenformatik regülasyon terapisi)  eşliğinde yapılmaktadır. Biorezonans olarak da adlandırılan sistem , doku ve hücrelerin elektromanyetik frekanslar ile yapılan takviye işleminin daha etkin ve benzersiz olmasını sağlıyor. Bu sayede karaciğer , dolaşım, vitamin ve minerallerin etkin olarak vücuda girmesi sağlanır.

Kişinin sağlık durumu ve yaşam koşullarına bağlı olarak uygulamaların sıklığı tespit edilmelidir. Her insanın bedenindeki koşullar farklıdır ,bu yüzden her hasta ayrıca değerlendirilmelidir.

Medicell Blog

Web sitemize giriş yaparak çerez kullanımını kabul etmiş oluyorsunuz. Daha Fazla Bilgi