
Optik Koherens Tomografi (OCT)
Optik Koherens Tomografi (OCT), düşük koherensli ışık kullanarak dokulardan yansıyan sinyallerin analizine dayanan, yüksek çözünürlüklü bir kesitsel görüntüleme yöntemidir.
OCT cihazları, 5–10 mikron düzeyinde aksiyel çözünürlük sağlayarak retina, retina sinir lifi tabakası (RNFL), ganglion hücre kompleksi (GCC) ve optik sinir başının nicel olarak değerlendirilmesine olanak tanır.
Klinik kullanım alanları
- Makula hastalıkları: Yaşa bağlı makula dejenerasyonu, epiretinal membran, makula deliği, santral seröz korioretinopati
- Diyabetik göz hastalığı: Makula ödeminin tanı ve tedavi yanıtının takibi
- Glokom(Göz tansiyonu): RNFL ve GCC analizleri ile hasarın erken saptanması
- Retina vasküler hastalıkları: Ven ve arter tıkanıklıklarında ödem ve atrofi değerlendirmesi
OCT, yapısal değişiklikleri fonksiyonel kayıplar ortaya çıkmadan önce gösterebildiği için özellikle glokom ve makula hastalıklarında erken tanı açısından büyük önem taşır.
Kornea Topografisi
Kornea topografisi, korneanın ön ve arka yüzey eğriliklerinin, asferisitesinin ve refraktif gücünün sayısal haritalar halinde değerlendirilmesini sağlayan ileri bir görüntüleme yöntemidir. Bu tetkik, kornea biyomekaniği ve kırma kusurlarının analizinde temel tanı araçlarından biridir.
Klinik endikasyonlar
- Keratokonus ve subklinik ektaziler: Erken evrede tanı ve progresyon takibi
- Refraktif cerrahi öncesi değerlendirme: LASIK, PRK, SMILE adaylarının güvenli seçimi
- Astigmatizma analizi: Düzenli ve düzensiz astigmatizmanın ayırt edilmesi
- Kornea cerrahisi sonrası takip: Keratoplasti ve refraktif cerrahi sonrası stabilite değerlendirmesi
Kornea topografisi, yalnızca yüzey eğriliğini değil; kornea kalınlık dağılımını (pakimetri), elevasyon haritalarını ve simetri indekslerini de sunarak ektazi riskinin objektif olarak belirlenmesini sağlar.
Bilgisayarlı Görme Alanı (Perimetri)
Bilgisayarlı görme alanı testi, retina, optik sinir ve görme yollarının fonksiyonel bütünlüğünü değerlendiren psikofiziksel bir ölçüm yöntemidir. Statik ve kinetik perimetri teknikleri ile santral ve periferik görme alanı ayrıntılı olarak analiz edilir.
Klinik kullanım alanları
- Glokom: Tipik görme alanı defektlerinin (parasantral skotom, arcuat defekt) saptanması
- Optik nöropatiler: Sinir liflerine ait fonksiyonel kayıpların değerlendirilmesi
- Nöro-oftalmolojik hastalıklar: Beyin ve görme yollarına ait patolojilerin lokalizasyonu
Klinik önemi
Glokomda yapısal hasar (OCT) ile fonksiyonel kayıp (görme alanı) birlikte değerlendirilmelidir. Bilgisayarlı görme alanı testleri, hastalığın progresyon hızının belirlenmesi ve tedavi etkinliğinin izlenmesinde altın standart yöntemlerden biridir.
Testin güvenilirliği; hasta uyumu, fiksasyon kayıpları ve yanlış pozitif/negatif oranları ile değerlendirilir. Bu nedenle düzenli aralıklarla ve aynı protokol kullanılarak yapılması önerilir.
YAG Lazer Kapsülotomi
YAG lazer kapsülotomi, katarakt ameliyatı sonrasında gelişebilen ve halk arasında “ikincil katarakt” olarak bilinen arka kapsül opasifikasyonunun tedavisinde uygulanan, cerrahi olmayan bir lazer işlemidir. Katarakt ameliyatı sırasında yerleştirilen göz içi merceğinin arkasındaki kapsül zamanla matlaşabilir ve görme kalitesinde azalmaya neden olabilir. YAG lazer kapsülotomi ile bu matlaşmış kapsülde küçük bir açıklık oluşturularak görmenin yeniden netleşmesi sağlanır.
Neden İkincil Katarakt Gelişir?
Katarakt ameliyatı sonrası kapsül üzerinde kalan hücrelerin zamanla çoğalması ve kalınlaşması sonucu ışığın retinaya geçişi engellenir. Bu durum hastada:
- Görmede bulanıklık
- Işık saçılması ve kamaşma
- Okuma ve gece görüşünde zorlanma
gibi şikâyetlere yol açabilir.
YAG Lazer Kapsülotomi Nasıl Uygulanır?
- İşlem poliklinik şartlarında yapılır.
- Göz bebeği damlalarla büyütülür.
- YAG lazer cihazı ile arka kapsülde merkezi bir açıklık oluşturulur.
- İşlem süresi genellikle birkaç dakikadır.
- Dikiş veya cerrahi kesi gerektirmez.
İşlem Sonrası Süreç
YAG lazer kapsülotomi sonrası hastalar genellikle aynı gün günlük yaşamlarına dönebilir. Doktorun önerdiği damlaların düzenli kullanılması ve kontrol muayeneleri önemlidir.
YAG lazer kapsülotomi güvenli bir işlemdir. Nadiren:
- Göz içi basınç artışı
- Uçuşan cisimlerde artış
- Retina ile ilgili sorunlar
görülebilir. Bu nedenle işlem öncesi ve sonrası göz muayenesi önem taşır.
YAG Lazer İridotomi
YAG lazer iridotomi, özellikle dar açılı glokom ve açı kapanması riski olan hastalarda uygulanan koruyucu ve tedavi edici bir lazer işlemidir. Bu yöntemde iris dokusunda küçük bir delik açılarak göz içi sıvısının dolaşımı düzenlenir ve göz içi basınç artışının önüne geçilir.
Hangi Durumlarda Uygulanır?
YAG lazer iridotomi genellikle şu durumlarda önerilir:
- Dar açılı glokom
- Açı kapanması riski olan hastalar
- Akut açı kapanması glokomu sonrası koruyucu amaçla
- Karşı gözde risk mevcutsa önleyici olarak
YAG Lazer İridotomi Nasıl Yapılır?
- İşlem öncesi göz bebeği genellikle küçültülür.
- Lokal anestezik damla ile ağrı hissi en aza indirilir.
- YAG lazer ile irisin periferik kısmında küçük bir açıklık oluşturulur.
- İşlem süresi birkaç dakika ile sınırlıdır.
İşlem Sonrası Nelere Dikkat Edilmelidir?
İşlem sonrası kısa süreli hafif bulanıklık, ışık hassasiyeti veya baş ağrısı olabilir. Doktorun reçete ettiği damlaların kullanılması ve kontrol muayenelerinin aksatılmaması önemlidir.
YAG Lazer İridotominin Avantajları
- Cerrahiye gerek kalmadan uygulanır
- Kısa sürede tamamlanır
- Glokom krizlerinin önlenmesinde etkilidir
- Hastanede yatış gerektirmez
Glokom (Göz Tansiyonu)
Glokom, halk arasında göz tansiyonu olarak bilinen, göz içi basıncının artması veya göz sinirinin hassasiyeti nedeniyle görme sinirinde hasar oluşmasına yol açan kronik ve sinsi bir hastalıktır. Tedavi edilmediğinde kalıcı görme kaybına ve körlüğe neden olabilir.
Glokomun en önemli özelliği, erken dönemde belirti vermemesidir. Bu nedenle hastalık çoğu zaman ileri evrede fark edilir. Düzenli göz muayeneleri, glokomun erken teşhisinde hayati önem taşır.
Glokom Neden Oluşur?
Göz içinde üretilen sıvı (aköz hümör), normalde göz içinden belirli kanallarla dışarı atılır. Bu sıvının yeterince dışarı atılamaması durumunda göz içi basıncı yükselir ve bu basınç görme sinirine zarar verir.
Ancak her glokom hastasında göz tansiyonu yüksek olmayabilir. Normal tansiyonlu glokom adı verilen durumda, göz siniri normal basınçlarda bile hasar görebilir.
Glokom Türleri Nelerdir?
1. Açık Açılı Glokom
- En sık görülen glokom türüdür
- Yavaş ilerler, uzun süre belirti vermez
- Genellikle rutin muayenede tespit edilir
2. Kapalı Açılı Glokom
- Göz içi basıncı aniden yükselir
- Şiddetli göz ve baş ağrısı, bulanık görme, mide bulantısı görülebilir
- Acil tedavi gerektirir
3. Konjenital (Doğumsal) Glokom
- Bebeklik döneminde ortaya çıkar
- Gözlerde büyüme, sulanma ve ışık hassasiyeti görülebilir
4. Sekonder Glokom
- Göz travması, kortizon kullanımı, üveit, diyabet gibi nedenlere bağlı gelişir
Glokom Belirtileri Nelerdir?
Glokom çoğu zaman sessiz ilerleyen bir hastalıktır. Ancak ilerleyen evrelerde:
- Çevresel (yan) görmede daralma
- Tünel görüşü
- Işıkların etrafında halkalar görme
- İleri aşamada merkezi görme kaybı
oluşabilir. Kaybedilen görme geri kazanılamaz, ancak ilerlemesi durdurulabilir.
Glokom Kimlerde Daha Sık Görülür?
- 40 yaş üzerindeki bireylerde
- Ailesinde glokom öyküsü olanlarda
- Diyabet ve hipertansiyon hastalarında
- Uzun süre kortizon kullananlarda
- Yüksek miyopisi olan kişilerde
Bu risk grubundaki bireylerin düzenli göz muayenesi yaptırması çok önemlidir.
Glokom Nasıl Teşhis Edilir?
Glokom tanısı, tek bir ölçümle değil, birlikte değerlendirilen testlerle konur:
- Göz içi basınç ölçümü
- Optik sinir muayenesi
- OCT (Optik Koherens Tomografi) ile sinir lifi analizi
- Bilgisayarlı görme alanı testi
- Kornea kalınlığı ölçümü (pakimetri)
Bu testler, hastalığın evresini ve ilerlemesini değerlendirmede büyük önem taşır.
Glokom Nasıl Tedavi Edilir?
Glokom tedavisinin amacı, göz içi basıncını düşürerek görme sinirini korumaktır. Tedavi, hastalığın tipine ve evresine göre planlanır.
1. Damla Tedavisi
- En sık kullanılan tedavi yöntemidir
- Göz tansiyonunu düşürerek hastalığın ilerlemesini yavaşlatır
- Düzenli ve sürekli kullanım şarttır
2. Lazer Tedavisi
- Uygun hastalarda göz içi basıncını düşürmek için uygulanabilir
- Kapalı açılı glokomda YAG lazer iridotomi etkili bir yöntemdir
3. Cerrahi Tedavi
- Damla ve lazer tedavisinin yetersiz kaldığı durumlarda uygulanır
- Amaç göz içi sıvının dışa akışını artırmaktır
Glokom Tedavisinde Erken Teşhisin Önemi
Glokomda kaybedilen görme geri getirilemez. Ancak erken teşhis ve doğru tedaviyle hastalığın ilerlemesi durdurulabilir ve kişi yaşam boyu görmesini koruyabilir.
Bu nedenle, hiçbir şikâyeti olmasa bile özellikle 40 yaşından sonra herkesin yılda en az bir kez göz muayenesi yaptırması önerilir.
- Çocuk ve yetişkin göz muayenesi
- İşe başlama öncesi göz muayenesi sağlık raporu
- Sürücü belgesi (Ehliyet) sağlık raporu
- Katarakt cerrahisi ve Multifocal-Trifocal göz içi mercek cerrahisi
- Göz tansiyonu takip ve tedavisi
- Şaşılık takip ve tedavisi
- Blefaroplasti ve Göz kapağı ameliyatları
- Medikal Retina ve Göz içi enjeksiyon tedavisi
- Optik Koherens Tomografi (OCT)
- Bilgisayarlı Görme Alanı
- Kornea Topografisi
- Yag Lazer kapsülotomi-İridotomi
Göz hastalıkları; genetik faktörlere, alerjik reaksiyonlara, enfeksiyonlara, sistemik hastalıklara, travma ve yaşlılığa bağlı olabilir.
- Doğumsal ( genetik ) sebeplerle bebeklerde; gözyaşı kanalı tıkanıklıkları, katarakt, glokom, prematüre retinopatisi gelişebilir.
- Çocuklardaki görme bozuklukları doğumdan itibaren tespit edilmeli, göz tembelliği ve göz kaymalarının önüne geçilmelidir.
- Alerji, enfeksiyon, göz kuruluğu ve travmaya bağlı göz hastalıkları her yaşta sıklıkla karşımıza çıkar.
- Diyabet, hipertansiyon ve romatizmal hastalıklar gözde görme kaybı ile sonuçlanan göz kanamaları ve damar tıkanıklıklarına sebep olur.
- Glokom, katarakt ve sarı nokta hastalığı ileri yaşlarda en sık görülen ve ciddi görme kayıplarına yol açan durumlardır.
Çocuklarınızın, yaşlılarınızın ve kendinizin düzenli göz kontrollerini yaptırmayı ve olası rahatsızlıklarınızda vakit kaybetmeden göz doktoruna başvurmayı ihmal etmeyin.


